[kswr_heading head_title_color=”{“type“:“color“,“color1“:“#5f2e89“,“color2“:“#333“,“direction“:“to left“}” head_subtitle_color=”#333333″ head_title=”PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT) NEDİR ?” head_title_fsize=”font-size:22px;” head_title_fstyle=”font-family:Ubuntu;font-weight:600;” head_subtitle_fsize=”font-size:14px;” head_subtitle_fstyle=”font-family:Inherit;font-weight:inherit;” head_title_margins=”margin-top:0px;margin-bottom:0px;” head_subtitle_margins=”margin-top:0px;margin-bottom:0px;”][/kswr_heading]

Preimplantasyon genetik tanı (PGT), tüp bebek tedavisinde anne ve babadan alınan yumurta ve spermlerle oluşturulan embriyoların genetik analizlerinin yapılarak, sağlıklı embriyoların, anneye transfer edilmeden önce seçilmesi işlemidir.

PGT ile anne veya babada bilinen bir genetik hastalığın embriyoya aktarılıp aktarılmadığı veya genetik olarak normal anne babaya ait embriyoların kromozom sayıları incelenir. PGT ile sadece sağlıklı embriyolar anneye transfer edildiğinden, olumsuz bir sonuç çıktığında hamileliğin sonlandırılacağı, mevcut doğum öncesi tanı yöntemlerine (amniyosentez, CVS gibi) iyi bir alternatiftir.

Genetik hastalıklı çocuğu olma olasılığı yüksek olan ailelerde, hamilelikte bu riski ortadan kaldırmak için günümüzde bilinen tek yöntem PGT’dir. Bu sayede, doğum öncesi tanı sonrası gebelik sonlandırma ikilemi ortadan kaldırılarak, genetik hastalığın hamilelik öncesince önlenmesi sağlanır. PGT, literatüre geçmiş onbinlerce vakayla, 1990’lardan beri uygulanan, ileri teknoloji ve hassas uygulama gerektiren moleküler genetik bir yöntemdir.

[kswr_spacer spc_desk_height=”30″ spc_tablet_height=”20″ spc_tablet_sm_height=”10″ spc_phone_height=”10″ spc_phone_sm_height=”10″]