Hedefimiz, bireylerin yaşamlarını temelden etkileyeceğini bildiğimiz en doğru bilgiyi elde etmek ve klinisyenlere kararlarında en güvenilir danışmanlığı sunmak.

Please enter subscribe form shortcode

Kanser yaşayan
ve zekası olan bir hücre. Tedavide onunla mücadele ettiğimizi unutmamak lazım.

Tümör profilleme kişiselleştirilmiş ve gerçekten hedefe yönelik tedavinin en önemli adımı.

Neden “kişiye özel”dir?

Sağlıklı bir vücutta hücreler de insanlar gibi doğar, büyür ve ölürler. Hücreler bölünerek yeni hücreleri oluşturur ve bu oluşan hücreler görevlerini yerine getirir, ardından zamanı geldiğinde ölürler. Fakat, DNA’daki bir veya birden çok hasar sonucu hücrelerde bu döngü bozulur; hücre ölmesi gereken süreyi uzatarak ölümden kaçabilir, kontrolsüz bir şekilde büyüyebilir ve bölünebilir, böylece kanserleşerek tümör dokusunu oluştururlar. Bu büyüme ya da bölünme her hastada aynı şekilde ilerlemez.
Kanserin belli kalıpları olsa da kişiye özel bir hastalıktır. Bu sebeple kişiye özgü değerlendirilip, tedavi edilmelidir.
Kanserin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli çevresel ve kalıtsal faktörlerin rol oynadığı bilinmektedir. Yaş, cinsiyet ve aile hastalık öyküsü kalıtsal faktörlere örnek olarak verilebilir. Sigara ve alkol kullanımı, beslenme alışkanlıkları, stres ise çevresel faktörlerden sadece bir kaçıdır. Kanserin kişiden kişiye göre farklılaşmasının nedeni, her hastanın bu faktörlerden farklı oranda ve farklı şekilde etkilenmesidir.
Kişinin risk faktörleri de göz önünde bulundurularak, hastalığın analiz edilip, doğru tedavi yönteminin kararlaştırılmasında erken tanı, son derece önemli ve kritiktir.
Kanser hücreleri oluşmaya başladıkları organlara göre sınıflara ayrılmaktadır; akciğer kanseri, meme kanseri, prostat kanseri vb. Günümüzde 200’den fazla kanser türü olduğu bilinmektedir. Genellikle kanserler köken aldığı dokulara ve mikroskop altındaki görünüşlerine göre isimlendirilmektedir. Kanser türlerinin görülme sıklığı, ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bunun nedenleri arasında coğrafi koşullar, yeme ve içme alışkanlıkları, endüstriyel yaşam koşulları sayılabilir. Türkiye’de en sık görülme oranına sahip olan kanser türü akciğer kanseridir.
Her kanser türü birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Bazı kanser türleri daha hızlı yayılma hızına sahipken, bazıları daha yavaş şekilde yayılır. Kanserin her bireyde farklı ilerlemesi de her bireyin ayrı ve kişiselleştirilmiş tedavi almasını gerektirmektedir.
Kişiselleştirilmiş tıp; tanı koyma, ilaç tedavileri ve hastalıkların önlenmesinde “herkese uyacak bir kalıp” bakış açısını kişiye özel bir hale getirmeyi hedefleyen bir yaklaşımdır. Hepimizin genetik yapısı oldukça benzer olsa da bizi birbirimizden farklı yapan birçok gen değişimine sahibiz. Kişisel farklılıkları görmezden gelerek uygulanan kanser tedavilerinin bir ayakkabı dükkanından numarasına bakmadan bir ayakkabıyı alıp çıkmaktan farkı yoktur.
Size en etkili tedaviyi verebilmek için en doğru seçeneğin bulunması, tedavinizin de sizin kanserinizin özelliklerine göre olması gerekir. Kişiselleştirilmiş tıpta tümör profilleme testleriyle elde edilen genomik bilgiler bu yüzden önemli bir role sahiptir.
Genetik testler, kullanılan ileri teknoloji ile kanserin genetik yapısını inceler. Kanserin ilerlemesinde ve gelişmesinde varsa, rol oynayan biyobelirteçleri, ilaca yanıtı ve toksisiteyi, ilaca direnç ve duyarlılık gibi tedaviye yanıtı farklılaştıran bilgileri hassas bir şekilde tespit eder ve bu veriler doğrultusunda tedavi seçeneklerini belirleyerek tedavi planınızın kişiselleştirilmesine yardımcı olur.
Tümör profilleme testleri sayesinde kanser hücrelerinde bulunan yüzlerce gen analiz edilir ve hastalıkla alakalı detaylı bilgiye sahip olunur. Bu bilgiler doğrultusunda hasta için en uygun tedavi yöntemi belirlenir ve uygulamaya konur.
Tümör profilleme; hastanın tümör dokusundan veya kandan yapılabilen, kanserin oluşma sebebi ve prognozu hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmamızı sağlayan genetik analizdir. Bu analizler sayesinde tümöre ait tüm değişiklikler (mutasyonlar) saptanabilmektedir. Bu saptama sayesinde her hasta için izlenmesi gereken özel yol belirlenir. Örneğin; iki akciğer kanseri hastasına tümör profilleme testi yapıldığında, birinde mutasyon saptanabilir ve tedavisi akıllı ilaçla planlanırken, diğer hastada ilaca yönelik mutasyonu olmayabilir ve standart kanser tedavisine (kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi) başlaması gerekebilir.
Tümör profilleme testlerinde Yeni Nesil Dizileme (Next Generation Sequencing – NGS) yöntemi kullanılmaktadır.  NGS yöntemi; hastaya ait DNA molekülünün binlerce kez okunarak düşük orandaki değişikliklerin bile saptanmasını sağlamaktadır.
Nesiller olarak, moleküler profilleme yöntemiyle çalıştığımız NGS Focus© testlerimiz şunlardır;

  • NGS Focus 77 Likit
  • NGS Focus 77 Doku
  • NGS Focus 500
  • NGS Focus 500 HRD
  • NGS Focus CGP
  • NGS Focus HEREDITER (Kalıtsal)
Kanser oluşumuna kalıtsal ve çevresel faktörler neden olmaktadır. Kanserin kişiden kişiye farklılaşmasının nedeni, her hastanın bu faktörlerden farklı oranda etkilenmiş olmasındandır. Örneğin bir kişinin ailesinde kanser geçmişi var ise, o kişinin hayatının bir evresinde kansere yakalanma olasılığı hastalık geçmişi olmayan bir insana kıyasla çok daha yüksektir. Başka bir örnek vermek gerekir ise; sigara içen bir kişinin akciğer kanserine yakalanma oranı, içmeyen kişilere göre daha fazladır.
Kalıtsal kanser testleri kişinin kansere yakalanma riskini belirleyerek, hastalığın çok erken dönemde teşhis edilmesine olanak sağlar. Bu sayede hastalığın gidişatı öngörülür ve en doğru tedavi yöntemi belirlenir.
Kalıtsal kanser; ebeveynlerden çocuklara aktarılan mutasyona (değişikliğe) uğramış genler sebebi ile oluşur. Bu kanser türleri nesilden nesile aktarılır ve erken yaşta görülme sıklığı çok daha yüksektir. Bu sebeple ailesinde kanser geçmişi olan bireylere “Kalıtsal Kanser Testleri” önerilmektedir.
Laboratuvarımızda çalışılan NGS Focus© HEREDITER (Kalıtsal) Testi önerilmektedir. Bu test kapsamında başlıca meme, over, kolon ve mide gibi birçok kanser türü ile ilişkilendirilebilecek 113 genin taraması yapılmaktadır.
1. Geleneksel Tedaviler


A.  Cerrahi Tedavi

Birçok kanser türünde cerrahi tedavi uygulanan ilk tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde kanser dokusunun vücuda yayılması engellenerek, tedavinin etkinlik oranı artırılmaktadır.
B.   Kemoterapi

Kemoterapi tedavisinde amaç, kanserin türüne ve evresine göre hastalığın büyümesini, çoğalmasını ve yayılmasını engellemek ya da yavaşlatmaktır.

Kemoterapi ilaçları kendi içerisinde sınıflara ayrılmaktadır. Bazı ilaçlar tümöre direkt etki ederken, bazıları hormonal veya bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlardır. İlacın türünün seçilmesinde kişinin hastalık evresi, yaşı veya hastalık geçmişi gibi faktörler göz önünde bulundurulur.

Bazı kanser türlerinde kemoterapi uygulanabilir tek tedavi türüdür. Bazen de cerrahi ya da radyoterapi gibi tedavi yöntemlerine destek vermek amacıyla uygulanabilir. Kemoterapi tedavisi ağız yoluyla, damar yoluyla ya da vücut boşluklarına uygulanabilmektedir.
C.   Radyoterapi

Radyoterapi, radyasyon ile kanseri tedavi etme yöntemlerinden biridir. Buradaki amaç radyasyon ile kanser hücrelerinin yapısını bozmak ve çoğalmasını engellemektir. Radyoterapi, kanser tedavisinde tek başına ya da kemoterapi ve/veya cerrahi ile birlikte uygulanabilir. Örneğin, operasyon öncesi kitleyi ameliyata uygun hale getirmek için de kullanılır. Bazı cerrahi olamayacak bölgelerde (nazofarenks kanseri gibi) radyoterapi tek başına etkili bir tedavi yöntemidir.


2. Yeni Nesil Tedaviler


Kanser; görülme oranı en yüksek olan hastalıklar arasında yer alsa da, yeni nesil tedavi yöntemleri sayesinde başarı oranını gözle görülür oranda artmaktadır. Hedefe yönelik tedavi ve immünoterapi yöntemleri bu alanda en başarılı olan yöntemlerdir.
A.   Hedefe Yönelik Tedavi – Akıllı İlaçlar

Akıllı ilaç kullanımı, hedefe yönelik tedavinin en önemli araçlarından biridir. Çeşitli kanser türlerinde tespit edilen spesifik mutasyonlara özgü akıllı ilaçlar geliştirilmiştir. Akıllı ilaçlar, kanser hücrelerinin büyüme mekanizmalarını moleküler düzeyde tanıyıp, bu mekanizmayı tetikleyen sinyalleri engellemeyi hedefler.
B.   İmmünoterapi

Bağışıklık sistemi, kanser hücreleri ile karşılaştığı noktada bu hücrelerle savaşır ve yok etmeye çalışır. Ancak, bazı durumlarda kanser hücreleri bağışıklık sisteminin tanı mekanizmasını bozarak bağışıklık sisteminden kaçabilir ve çoğalmaya devam edebilir. Bu gibi tedavi engelleyici unsurlarına karşı bağışıklık sistemi ile alakalı birçok çalışma yapılmaktadır.

İmmünoterapi tedavisindeki amaç, hastanın temel bağışıklık sistemini güçlendirerek ve aktive ederek vücudun kanserli hücrelerle savaşmasını sağlamaktır. İleri seviyedeki kanser hastaları için önerilen bir yöntemdir. İmmünoterapi günümüzde destek tedavi olarak kullanılmaktadır.
C.   Tümör profilleme ile “kişiye özel tedavi”

Son yıllarda kanser hastalığının kişiselleştirilmesi, yani kişi bazında moleküler yapısının incelenmesi, kanser tedavisindeki genel anlayışı tamamen değiştirmiştir.

Hedefe yönelik tedavi, kemoterapi gibi geleneksel tedavilerde ortaya çıkan toksisiteyi ve diğer yan etkileri büyük oranda azaltarak hastanın yaşam süresinin ve kalitesinin artmasında etkili olur. Ayrıca, yapılan testler ile saptanabilecek direnç mutasyonları ile tedavi süreci de kontrol altında tutulmuş olur. Bu sayede tedavi sürecindeki başarı oranının artması sağlanmaktadır. Tüm bu sebeplerden ötürü, tümörün moleküler düzeyde profillenmesi kanserde tedavi anlayışına yeni bir boyut kazandırmıştır.
Tümör profilleme testleri ile kişide kansere özgü mutasyonlar tespit edilir ve böylece hastaya kişiselleştirilmiş olan tedavisi uygulanabilir.
Vücutta oluşan ve büyüyen tümör dokusu bir damara kadar ilerlediği taktirde bazı tümör hücreleri damar içine doğru ilerler ve ana dokusundan koparak kan dolaşımına karışabilir, bu hücrelere dolaşım halindeki tümör hücresi denir.
Vücudumuzda ölüm yolağına giren hücreler parçalanır ve içerisindeki materyaller kanımıza karışarak karaciğer tarafından parçalanana ve böbrekler tarafından süzülene kadar dolaşımda bulunur. Bu materyaller doğal yaşam süresini doldurmuş sağlıklı hücrelere ait olabileceği gibi bağışıklık sistemimizin ve çeşitli tedavilerin etkisiyle parçalanan tümör hücrelerine de ait olabilir. Dolaşım halinde bulunan serbest DNA’lar (cfDNA) bu materyallere örnek gösterilebilir.
Likit biyopsi; vücuttaki dolaşım halindeki tümör hücrelerini ya da tümor hücrelerinden açığa çıkan DNA ve RNA’ları tespit ve analiz etmek için kullanılan bir yöntemdir.
Bu genetik materyallerde kanserin tanısına ve tedavisine etki edebilecek mutasyonlar taranır, böylelikle hastalıkla alakalı daha detaylı bilgiye sahip olunur.
Tanı koymanın yanı sıra likit biyopsi yöntemi tedavinin planlanması ve takip edilmesi açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Örneğin bir kanser hastasında başarılı seyreden tedavi sürecinde etkinin azalması veya etkisizlik durumunda hastada direnç mutasyonu oluşmuş olabileceği düşünülecektir. Bunun tespiti için hastaya biyopsi yapmak yerine likit biyopsiye yönlendirerek sadece kan örneği alınıp sonuca ulaşılabilir ve yeni tedavi planı oluşturulabilir.
Likit biyopsinin en büyük avantajı; doku kullanılan yöntemlerde dokunun analiz için yeterli olmaması durumunda biyopsi tekrarı söz konusu olabilirken likit biyopsi yöntemi bu olasılığı ortadan kaldırmaktadır. Benzer şekilde, biyopsi alınmasının mümkün olmadığı yerlerde gelişen tümörlerde veya sağlık koşullarının biyopsi için uygun olmadığı durumlarda likit biyopsi ile hastaya genetik çalışma imkanı sağlanmış olur.
Kişiselleştirilmiş Kanser Tedavisi için Moleküler Profilleme
En Önemli Adımdır
 
Genetik değişikliklerin tespit edilmesi kanserin oluşma sebebini açıklayabilir, daha da önemlisi kanserin gidişatı ve tedavisi konusunda yeni bilgiler sunabilir.Kişiye özel en uygun tedavi seçeneğine karar verilmesine yardımcı olabilecek yeni nesil dizileme (NGS) tekniği kullanılan NGS FOCUS testlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi almak için lütfen yan menüden seçim yapın.
Kapsamlı genomik profillemede HRD tespiti yapar

Kanser türü          Tüm Solid Tümörler ve Sarkom

Örnek türü            Doku

Yöntem                 NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza      523 gen DNA + 55 gen RNA / (SNP, CNV, InDel, Füzyon) + MSI + TMB + HRD

Yaklaşık süre        2-3 hafta

Avantajları         

Füzyon tespitinde RNA’nın kullanılması nadir füzyonların tespit edilmesine olanak sağlarken DNA’dan yapılan kapsamlı analiz oldukça detaylı tarama yapar ve TMB skorunun doğruluğunu arttırır.

 

HRD, DNA tamir mekanizmasının bir kusuru olarak kabul edilmektedir. 500 HRD, FDA onaylı algoritma kullanarak GIS skoru hesaplamasıyla HRD varlığını araştırır ve PARP inhibitörlerinden alınacak faydayı öngörür*.

 

*Bir kanserde HRD’nin varlığı, PARP inhibitörü tedavisine vereceği yanıtla ilişkilendirilmektedir. Özellikle over, prostat, pankreas ve üçlü negatif meme kanserlerinde raporlanan bu durum, tedavi seçeneklerinin belirlenmesine katkıda bulunur.

Temel kılavuzları ve klinik çalışmaları kapsayan 500+ gen analizi
 

Kanser türü          Tüm Solid Tümörler ve Sarkom

Örnek türü            Doku

Yöntem                  NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza      523 gen DNA + 55 gen RNA / (SNP, CNV, InDel, Füzyon) + MSI + TMB

Yaklaşık süre        2-3 hafta

 

Avantajları         

Füzyon tespitinde RNA’nın kullanılması nadir füzyonların tespit edilmesine olanak sağlarken DNA’dan yapılan kapsamlı analiz oldukça detaylı tarama yapar ve TMB skorunun doğruluğunu arttırır.

 

TMB ve MSI durumunu da kapsamlı analiz sonucunda belirleyerek kişiye ait en uygun tedavinin bulunmasına katkıda bulunur.

NCCN ve diğer kılavuzlar tarafından önerilen 17 gen ile klinik araştırmalarda yer alan 60 gende 4 ana mutasyon sınıfını inceler

 

Kanser türü         Akciğer ve kolorektal kanserler başta olmak üzere tüm solid tümörler

Örnek türü           Doku

Yöntem                NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza     77 gen DNA (SNP, CNV, InDel, Füzyon)

Yaklaşık süre      2-3 hafta

 

Avantajları       

Bu test, tümör DNA’sında 4 ana alterasyon tipini tespit eder, hibrit yakalama teknolojisiyle yüksek doğrulukta sonuçlar verir.

 

NCCN kılavuzunda yer alan 77 gende DNA varyantları ve klinik çalışmalarda yer alanönemli biyobelirteçlerin analizini yapar.

Kanser teşhis ve takibi için önemli bir seçenek: Likit Test
 

Kanser türü         Akciğer ve kolorektal kanserler başta olmak üzere tüm solid tümörler

Örnek türü           Likit (ctDNA) – iki tüp kan

Yöntem                NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza     77 gen DNA (SNP, CNV, InDel, Füzyon)

Yaklaşık süre       2-3 haft 

Avantajları
NGS Focus 77L testi tümör biyopsisi yetersiz olan veya tekrar biyopsi yaptırması mümkün olmayan hastalarda avantaj sağlamaktadır.

 

Bu test, 4 ana alterasyon tipini tespit eder, hibrit yakalama teknolojisiyle yüksek doğrulukta sonuçlar verir.

*Vücutta gelişen tümör hücreleri bölünüp çoğalırken bazı hücreler ise çeşitli sebeplerden dolayı parçalanır (yaşam döngüsünü tamamlaması, bağışıklık veya diğer etmenler).

 

Parçalanan tümör hücrelerinin içerisindeki genetik materyaller karaciğer ve böbrekler tarafından yıkılmadan önce bir süreliğine kan dolaşımına karışır. Kanda dolaşan tümöre ait DNA’yı (ctDNA) tespit etmeyi hedefleyen Focus 77L, tümöre ait genetik değişiklikleri çok erken aşamada öngörmesi ile büyük bir avantaj sağlar.

Roche’un kişiselleştirilmiş tıptaki deneyimi ve Foundation Medicine’ın teknolojiye dayalı deneyimlerini birleştiren güçlü genomik profilleme

 

Kanser türü          Tüm Solid Tümörler

Örnek türü            Doku

Yöntem                 NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza      324 gen DNA + MSI + TMB + LOH (SNP, CNV, InDel, Füzyon)

Yaklaşık süre         2-3 hafta

 

Avantajları           

Tümörün kapsamlı genomik profillenmesi için Roche ve Foundation Medicine işbirliğiyle oluşturulmuştur.

 

Hibrit yakalama tekniğiyle sadece DNA kullanarak füzyon dahil 4 ana varyant sınıfını yüksek doğrulukla analiz eder.

 

MSI, TMB ve LOH değerlerini de kapsamlı analiz sonucunda hesaplayarak kişiye ait en uygun tedavinin bulunmasına katkıda bulunur.

Kanser ile ilişkili 113 gende kalıtsal mutasyonları araştıran ve kanser yatkınlığınız konusunda bilgi sahibi olmanızı sağlayan genetik check-up

 

Kanser türü          Kalıtsal kanserler

Örnek türü            Kan

Yöntem                 NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza     113 gen DNA (SNP, CNV, InDel, Füzyon)

Yaklaşık süre       3-4 hafta

 

Avantajları       

Özellikle 1. ve/veya 2. derece akrabalarında kanser tanısı olan bireyler için kalıtsal mutasyonların araştırılması önerilmektedir.

Kişiye anneden ve/veya babadan aktarılan, kanser ve kansere yatkınlıkla ilişkilendirilmiş 113 gende mutasyon varlığını sadece bir tüp kandan araştırır.

Sınırlı tümör alanı durumlarında Oncomine teknolojisi ile sonuç alma şansı  

 

Kanser türü        Tüm Solid Tümörler

Örnek türü          Doku

Yöntem                NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza    501 gen DNA + 49 gen RNA / (SNP, CNV, InDel, Füzyon) + MSI + TMB + LOH + HRD

Yaklaşık süre       2-3 hafta

Avantajları       

Oncomine teknolojisinden kaynaklanan yüksek hassasiyet ile doku tasarrufu sağlar; düşük oranda DNA ve RNA’dan kaynaklanan çalışma sınırlamalarında sonuç alma şansını artırır.

 

DNA ve RNA kullanarak 500’den fazla geni inceler; Mikrosatellit İnstabilite (MSI), Tümör Mutasyon Yükü (TMB) ve Homolog Rekombinasyon Bozukluğu (HRD) tespiti yapar. HRR yolağında yer alan 46 gende mutasyon taraması gerçekleştirir.


Tam otomatize Ion GeneStudio S5 sistemi ile zaman tasarrufu ve fiyat/performans dengesini sağlar. Laboratuvar işlemlerinin >%95’i otomatize olarak gerçekleşir.

SIGNATERA
Kanser operasyonu sonrası tedavi planlaması ve tedavi sonrası nükslerin erken tespiti için kişiselleştirilmiş moleküler çalışma  

 

Kanser türü         Tüm Solid Tümörler

Örnek türü           Set up: Doku+Kan, Follow up: Kan

Yöntem                 NGS (Next Generation Sequencing – Yeni Nesil Dizileme)

Genomik imza   Minimal rezidüel hastalık (MRD) adı verilen, operasyon sonrası vücutta   tümör DNA’sının kandaki mikroskopik kalıntılarını tespit eder. Tümöre özgü mutasyonların taramasını yaparak tedavi imkanlarını genişletir.

Yaklaşık süre       4-6 hafta

Avantajları       

Hastalığın nüks veya ilerlemesini, kanser varlığını tespit etmek için kullanılan yaygın görüntüleme araçlarına göre daha erken tespit eder.

 

Her hasta için kendi tümörüne özgü mutasyonlara göre özel tasarlanmış ve kişiselleştirilmiş bir kanser takip testidir. 

ENDOPREDICT
Meme kanseri tedavisi kararını kapsamlı ve net verilerle destekleyen prognostik test

Kanser türü        Meme Kanseri

Örnek türü          Doku

Yöntem                Real Time qPCR

Genomik imza  ER+, HER2- primer meme kanseri hastalarında uzak nüks riskini ve mutlak kemoterapi faydasını tahmin etmek için kullanılan 12 gen ekspresyon testidir. 12-Gene Moleküler Skoru, tümör boyutu ve nodal durumu dikkate alarak değerlendirir ve EPclin Risk Skoru hesaplaması yaparak net yüksek ya da düşük risk sınıflaması yapar ve klinisyenin alacağı tedavi kararında şüpheye yer bırakmaz.

12-Gen Moleküler Skoru:

o 8 meme kanseri nüksü ile ilişkili aday gen: UBE2C, BIRC5, DHCR7, STC2, AZGP1, IL6ST, RBBP8, MGP

o 3 normalizasyon geni: OAZ1, CALM2, RPL37A

o 1 DNA kontrol geni: HBB

Yaklaşık süre       2-3 hafta

Avantajları       

  1. EndoPredict çok geniş bir meme kanseri hasta grubu için valide edilmiştir:

o ER pozitif ve HER2 negatif

o Nod negatif ve nod pozitif

o Evre 1 – 3

o Patolojik durum T1 – 3

o Premenopozal ve Postmenopozal

2. Klinik ve moleküler faktörleri birleştirir – EndoPredict klinik-patolojik faktörleri genomik bilgi ile birleştirerek düşük riskli hastaları tam olarak belirler.

3. Kemoterapinin faydasını ortaya koyar- EndoPredict 10 yıl içinde bireysel kemoterapi faydasını ortaya koyan tek testtir.

4. Uzun vadede risk tahmini yapar – EndoPredict hastanın durumuna göre 15 yıl içinde kanserin tekrarlama riskini tahmin eden tek testtir.

5. Gerçek düşük riskli hastaları belirler – EndoPredict tüm alt gruplarda 1. nesil testlerden daha iyi performans gösterir ve diğer 2. nesil testlere göre daha fazla düşük riskli hasta tanımlar.

6. Tutarlı sonuçlar alır – EndoPredict 10 yıllık risk ≤ %6 olan düşük riskli N0 hastalarının %78’ine, ve risk ≤%5 olan N1 hastalarının %30’una kadarını tutarlı bir şekilde tespit eder.

7. Majör kılavuzlarda önerilmektedir – EndoPredict ASCO, NCCN, AJCC, ESMO, St.Gallen ve NICE dahil olmak üzere majör uluslararası kılavuzların yanı sıra bütün dünyada ulusal yönergelerde önerilir.

TEKLİ BİYOBELİRTEÇLER

Örnek türü          Kan / Doku

Yöntem                NGS, MLPA, RT PCR, FISH, IHC, ddPCR, Sanger Sekanslama, Fragman Analizi

Yaklaşık süre       Her biyobelirteç için analiz süreci farklıdır. Lütfen teslim süresi için merkezimize danışınız.

Sitemizin bu bölümü sağlık çalışanları içindir. (doktor, eczacı ya da diş hekimi) Sağlık çalışanı olduğunuzu onaylamak için, “Devam”a basınız; eğer sağlık çalışanı değilseniz, lütfen “Geri”ye basınız.

Devam Geri